Sanayi Devrimi’nin gelişiyle birlikte insanlar 21. yüzyılda daha da ilerleme kaydettiler. Teknoloji hızla gelişti, bilim ilerledi ve imalat altın çağını gördü. Bunların hepsiyle bir başka daha fazla etki, endüstriyel kirlilik geldi. Daha önce, sanayi, ana kirleten olarak dumanı üreten küçük fabrikalardı.

Bununla birlikte, fabrika sayısı sınırlı olduğundan ve günde sadece belirli saatlerde çalışıldığından, kirlilik seviyeleri belirgin bir şekilde büyümedi. Fakat bu fabrikalar tam kapsamlı sanayi ve üretim birimleri haline geldiğinde, endüstriyel kirlilik sorunu daha da önem kazanmaya başladı.

Endüstriyel kirlilik birçok yüzü olumsuz biçimde ele geçirir. Çoğu içme suyunu kirletir, istenmeyen toksinleri havaya çıkarır ve tüm dünyadaki toprağın kalitesini düşürür. Önemli çevresel felaketler henüz kontrol altına alınamayan endüstriyel aksiliklerden ötürü meydana gelmiştir.

Endüstriyel Kirliliğin Etkileri

Su Kirliliği: Endüstriyel kirliliğin etkileri uzun yıllardır ekosistemi etkilemektedir. Çoğu sanayi, işlerinde büyük miktarda su gerektirir. Bir dizi proses içerisine girdiğinde su, ağır metaller, zararlı kimyasallar, radyoaktif atıklar ve hatta organik çamur ile temas haline gelir.

Bunlar ya açık okyanuslara ya da nehirlere atılır. Sonuç olarak, çoğu su kaynağı içinde ekosisteminin sağlığını ciddi şekilde etkileyen yüksek miktarda endüstriyel atık bulundurmaktadır. Aynı su üretilen gıdaların kalitesini etkileyen sulama amaçlı çiftçiler tarafından kullanılır.

Endüstriyel kirlilik konusu, gezegendeki her ulusla ilgilidir. Sonuç olarak, soruna kalıcı çözümler bulmak için birçok adım atıldı. Atıkları bertaraf etmek ve mümkün olduğunca sanayide kirli suyun geri dönüşümü için daha iyi teknoloji geliştirilmektedir. Organik yöntemler, doğal olarak ağır metalleri kullanan ve yem olarak atılan mikropları kullanmak gibi suyu ve toprağı temizlemek için kullanılmaktadır. Politikalar, toprakların daha fazla kötüye kullanılmasını önlemek için zorlanmaktadır. Bununla birlikte endüstriyel kirlilik hala yaygın ve kontrol altına alınması gerekmektedir.

Endüstriyel Faaliyetlerin Çevreye Verdiği Zararları Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

ENDÜSTRİYEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Endüstri hayatımıza sanayi devrimi ile birlikte 18.yüzyılda girmiş olan bir kavramdır. Buharlı trenler ile başlayan bu yaşam tarzı insan yaşamına olumlu birçok katkıda bulunmuştur. Endüstriyel faaliyetlerin artmasıyla beraber bu süreçlerin kazancının yanı sıra dezavantajları da ortaya çıkmaktadır. Endüstriyel faaliyetlerle birlikte ortaya çıkan çarpan etkisi olumlu ve olumsuz özellikleri bir arada taşımaktadır. Artan fabrika sayısı ile doğru orantılı olarak çevreye salınan atıklarda artmıştır. Bilinçsizce tüketilen ormanlık alanlar ile birlikte bu atıkların ortaya çıkarmış olduğu zehirli gaz miktarları da tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Hem endüstriyel sürdürülebilirliğin sağlanması hem de bu çerçevede çevreye verilen zararın minimize edilmesi için endüstriyel bilincin ve çevre bilincinin insanlara adapte edilmesi gerekmektedir.

Endüstriyel zararlı gazlar

Endüstriyel yaşam içerisinde değişik türde faaliyet gösteren firmalar bulunmaktadır. Bu firmalar içerisinden birçoğunun ortak özelliği bilinçsiz kaynak tüketimi, atık yönetimine önem vermemesi ve insan hayatına saygı duymaması olarak bilinmektedir. Fabrika atıkları ile birlikte ortaya çıkan zehirli gazlar CO2, H2S, CO, CH4 ve diğer ağır hidrokarbonlar olarak bilinmektedir. Bu gazlar hem insan sağlığına zarar vererek çeşitli enfeksiyonlar, kanser, astım gibi ağır hastalıklara sebep olmaktadır hem de dünya ikliminin değişmesine, çoğu canlı türünün yok olmasına, ormanlık alanların tahribatına kısacası küresel ısınmaya sebep olmaktadır. Tüm bu tehlikeli sonuçların önüne geçmek insan yaşamını derinden etkileyen küresel ısınmanın engellenmesine ön ayak olmak adına ilk olarak toplum içerisinde insanlara çevre bilincinin yerleştirilmiş olması gerekmektedir,

Ayrıca, fabrikaların atık yönetimini düzgün yapmaları, zehirli gazların oluşumuna ve salınımına izin vermemeleri, atıklarını yeşil alanlara, temiz sulara bırakmamaları gerekmektedir. Endüstriyel sürdürülebilirliğin sağlanması adına en büyük israf kaynaklarından biri olan enerjinin enerji verimliliği sağlayacak şekilde kullanılması ve özellikle yeşil enerji kaynaklarının endüstriyel hayat içerisinde yer alması gerekmektedir.

Paylaşmak Güzeldir
Adet Öncesi Gerginlik Sendromu Tedavisi Din İnsan İçin Neden Gereklidir, Önemlidir? Neden İhtiyaç Duyarız?
Bir yorum yazın
Siz de düşüncenizi belirtebilirsiniz.