Bütün anne adaylarının merak ettiği tek önemli şey onları bekleyen değişimler olmaktadır. Kadınlar gebe kaldıklarında vücutlarında birçok fizyolojik ve psikolojik değişiklikler olmaktadır. Bunların bazıları normal fizyolojik sürecin gereksinimleriyken bazıları ise komplikasyon olarak gelişmektedir. Bu durumlar hormonal nedenlerden veya sistemlerin baskılanmasından ortaya çıkmaktadır. Etki süreleri gebelik boyunca olabilmekte veya belirli aylarda gözükebilmektedir. Sizlere gebelikte hamilelikte yaşanan 10 değişim nedir onları açıklayacağız.

1-Göğüslerde büyüme; gebeliğin fizyolojik bir sonucudur. Doğumda ortalama 1 kg artar. Meme dokusu kendisini hormonların etkisi ile emzirmeye hazır hale getirir. Damarlar belirginleşir, hassasiyet ve ağrı artar, areolalar büyür.

2-Kilo alımı; her anne adayında olmamakla birlikte hemen hemen bütün annelerde görülmektedir. Özellikle 2. trimestirla bulantı kusmanın azalması ile birlikte anne adayının iştahı artar. Eğer yeterli aktivitede yapmıyorsa bu durum kilo almasına sebep olabilmektedir.

3-Ayak şişmesi; gebeliğin fizyolojik bir sonucu değil komplikasyonudur. Anne adayında şişen karın ile birlikte karın içi organlar omurlara bası yaparak kanın alt ekstremitede göllenmesine sebep olur. Zamanla damar geçirgenliği artar ve ödem meydana gelir. Anne adayları günde ortalama 1-2 defa 30-15 dakika yukarı kaldırması önerilmektedir.

4-Hiperpigmentasyon; bütün anne adaylarında olmamakla birlikte gebelerde görülen fizyolojik bir süreçtir. Hormonların etkisi ile orta beyinde melanin hormonu aşırı uyarılması ile annelerde alında, elmacık kemikleri ve etrafında, ensede saç bitiminde, boyun bölgesinde hiperpigmentasyon görülür. Anne adayında bu durum bazen kalıcı olabilmektedir.

5-Kabızlık; anne adaylarında görülen fizyolojik bir süreçtir. Doğumdan sonraki bir ay içinde eski halini alır. Anne karnında büyüyen bebekle birlikte bağırsaklara baskı yapmakta ve hareketini azaltmaktadır. Ayrıca progesteron hormonunun artması ile birlikte bağırsak kasları gevşemektedir. Tıbbı bir durum olmadıkça anneye lavman kullanması önerilmez. Anne adayına bol su, lifli gıdalar ve kendini çok fazla yormadan kadar egzersiz yapması önerilmektedir.

6-Sık idrara çıkma; fizyolojik bir süreçtir. Özellikle 1 ve 3. Trimestirda en sık görülür. Anne karnında olan bebek zamanla kilo alışı ile ve yer çekimi nedeni ile mesaneye (idrar kesesi) baskı yapar. Mesane kapasitesi azalır. Eğer anne adayı kişisel hijyenine dikkat etmezse idrar yolu enfeksiyonları çok sık görülür. Bu durum da düşük riskini arttırmaktadır.

7-Solunum Güçlüğü; fizyolojik bir süreçtir. Ortalama 38. Haftada bebeğin pelvise inmesi ile anne adayı daha rahatlamaktadır. Büyüyen bebek zamanla diyafragmaya bası yapar ve bu durum annenin solunum güçlüğü yaşamasına neden olur. Anemisi olan annelerde bu durum iyice artar. Sırt üstü pozisyonda yatamazlar.

8-Kıllanma; komplikasyon olarak ortaya çıkar. Her anne adayında bu duru olmaz. Hormonların etkileşimi ile böbrek üstü bezlerinden androjen hormonunun yapımı artar ve bu durum anne adayında kıllanmaya neden olur. Bazı anne adaylarında bu durum doğum sonrası yavaş yavaş düzelmektedir.

9-Hipotansiyon; genellikle fizyolojik bir süreçtir. Artan bebek hacmi ile birlikte karın içi organlar ve bebek omurlara bası yaparak kanın alt ekstremitelerin göllenmesine neden olmaktadır. Gebede kan dolaşımı yeterli olmadığı için hipotansiyon görülmektedir. Anne bebek için bazen riskli bir durumdur.

10-Göbek çatlakları; fizyolojik bir durumdur. Her gebede görülmeyebilir. Hamilelikte artan kilo ve bebek hacmi ile hücre yenilenmesinin eşit olmamasıdır. Özellikle göbek çevresinde kalıcı veya geçici skar doku oluşmaktadır. Anne adayının 4. Aydan itibaren E vitamini içeren katkısız solüsyon kullanması gerekmekte ve ceviz- fındık tüketimi yararlı olduğu anlatılmalıdır.

Anne adayına bu konular daha önceden anlatılmalı ve endişe etmemesi sağlanmalıdır. Stres ve anksiyete durumlarında bu olaylar alevlenebilmektedir. Anne ve bebek sağlığını ciddi anlamda tehlikeye sokmaktadır. Her gebe bunların biri veya bir kaçını yaşamaktadır. Bu durumun hepsini yaşayan gebelerin ise bu durum geçici olduğundan ve hamilelikten sonra eski döngüsüne devam edeceğinden korkmaması gerekmektedir.

Paylaşmak Güzeldir
Din İnsan İçin Neden Gereklidir, Önemlidir? Neden İhtiyaç Duyarız? Sosyalleşmeyle Genel Kültür Arasındaki İlişki Nedir?
Bir yorum yazın
Siz de düşüncenizi belirtebilirsiniz.